Gts 300 – İstanbul-Dalyan-Kayaköy Turu (1500km)

Bir süredir hayalini kurduğumuz Yeşil Tostos’a (Vespa GTS 300) kavuştuktan sonra kanımız bitlendi. Hemen bir hafta sonraki bayram tatiline üç koca gün daha ekleyip, yol hazırlıklarına başladık. Ne yalan söyleyeyim daha önce PX150 ile yaptığım rotanın benzerini, bu sefer çok daha güçlü ve yol şartlarına daha uygun bir motorla yapacak olsam da, yola çıkmadan önceki gece gözüme hemen hiç uyku girmedi. Tedirgindim. Yola çıkmadan önceki son gece, saat 1:00 sularında ido’nun sayfasını son bir umutla kontrol ettiğimizde, tatilin belki de en hoş sürprizi ile karşılaştık. 1 haftadır boş yer bulamadığımız sabah 7:30 Bandırma feribotunda 2 motosikletlik yer bulmuştuk. Kıydık paraya, aldık biletleri!

Sabah erken kalkmanın ekşiliğini, feribotta uyuyarak üzerimizden atmayı planlasak da, feribotun dar koltukları ve bol çocuk gürültüsü ne yazık ki buna pek müsade etmedi. Konforsuz bir yolculuk geçirdik. Bandırma’dan sonraki ilk durağımızı bir yol klasiği olarak Yasa seçtik. Hafif uykusuzluk üzerine yol yorgunluğu, onun da üzerine açlık binince, “Yasa’nın o hep abartıldığını düşündüğüm tostu ve ayranı” benim için bir anda dünyanın en lezzetli kahvaltısı oluverdi. Yasa sonrası 2 motorun yolları, güneyde bir yerlerde ilerleyen günlerde buluşmak üzere ayrıldı. Malum, tatilimiz her zamanki gibi belirsiz bir hedefe, rota konusunda plansız, programsız başlamıştı…!

Sorunsuz ama yorucu gidiş yolundan uzun uzun bahsetmeyeceğim. Kendimizi ve motoru çok da zorlamadan geze geze bitirdik kilometreleri. Kuşkusuz ki bilerek uzattığımız rotanın en keyifli anlarından biri 1250 metre rakımda, Çameli’nde yediğimiz donmuş kar üzeri, pekmezdi (yörede bıcı bıcı ya da kar şerbeti diye bilinirmiş ). GTS 300 ile İstanbul – Dalyan arası (feribottan sonrası dolanmalarla vs 700küsür km) artçının geri bildirimi birazcık farklı olsa da konforlu ve sıkıntısız geçti diyebilirim.

Dalyan Kamping’in muhteşem doğasını çok sevdik. Fakat kamp alanındaki bayram kalabalığı ve sıcak hava nedeniyle çekilmez olan çadırda konaklama hemen alternatif bir planı devreye almamıza neden oldu. 2 gün konakladıktan sonra, rotayı Kayaköy’e çevirdik. Sevgili dostlarımızın desteği ile konaklama sorununu umduğumuzdan kolay şekilde hallettik ve tatilimizin kalan 5 günü için Kayaköy’ü mesken tuttuk. Sevgili Ekiz ailesine tekrar teşekkürler!

Kampa gittiğimiz ilk gece tesadüfi şekilde dahil olduğumuz canlı Birsen Tezer performansı ise hoş bir sürpriz oldu. Tatilin kalan kısmında bol bol yüzdük, gezdik, yedik, içtik, anı yaşayıp, bol anı biriktirdik. Kayaköy Sanat Kamp’ın o sımsıcak ortamında bol dinlenmeli, eğlenceli harika zaman geçirdik. 20 yıldır bir türlü yüzyüze görüşme fırsatı yaratamadığımız sevgili dostum Deniz’le tesadüfen karşılaşmamız ise muhteşemdi. Deniz ve dünya tatlısı eşi Tolga’nın harika sorbeleri ise (bkz: Kayaköy Meydan – Bi’sorbe!) başka yazılara, hatta romanlara konu olacak seviyedeydi. Yolunuz düşerse mutlaka deneyin!

Her güzel şey gibi, tatil de çabuk bitti. Son gece, hazırlıklar yapıldı, rota planlandı. Dönüş rotası olarak, biraz daha uzun olmasına rağmen, daha risksiz bir rota olacağına inandığımız için İzmir üzerinden dönmeye karar verdik. (Kayakoy-Marmaris-Aydın-İzmir-Manisa-Akhisar-Balıkesir-Bandırma ~620km)

Sabah çok erken yola çıktık ve yolculuğun Akhisar’a kadar olan kısmı çok sorunsuz oldukça da yüksek tempoda geçti. Tam, eve varıp ayaklarımızı uzatmanın hayallerini kurmaya başlamıştık ki müthiş bir sıcağa yakalandık. Yolculuğun bu bir kaç saati gerçekten inanılmazdı, farkında olmadan hissedilen sıcaklığın 50 dereceyi aştığı ve son 80 yılın en sıcak günü olarak kayıtlara geçecek olan 1 Temmuz’da yola çıkmışız! Sık mola vererek, bol sıvı tüketerek ve ya sabır çekerek yolcıuluğun o sıcak kısmını atlattık. Fön makinasına karşı motor kullanmak gibiydi, Allah Piaggio mühendislerinden gani gani razı olsun, zira Gts300 bizim o yamulduğumuz sıcaklarda Tık bile demedi…

Henüz kendisiyle tanışalı sadece bir kaç gün olmuşken ve birbirimize daha yeni yeni alışmaya başlamışken çıktığımız yolda yeni Vespamız bizi hiç üzmedi…
Darısı nice yollara, yıllara….

Yazıya son verirken, bu yolculuk öncesi yaptığımız hazırlılardan ve 1 haftalık tatil için yanımıza aldığımız eşyalarsan bahsedeyim ( bu tarz bir tatile çıkacak kişilere yardımcı olması açısından)

Vespa için;

– Yetkili serviste bakımını yaptırdım
– Ara bagaj taktırdım (Tamirhane) , şiddetle tavsiye ederim
– Her ihtimale karşı yanıma Yedek Buji, Fren ve gaz teli aldım.(Glovebox)
– Yedek sigorta seti aldım (Glovebox)
– Alet kutusu aldım (motosikletin kendi avadanlık seti)
– Lastik patlamalarına karşı Würth Tamir spreyi aldım (sakın sele altı bagajına koymayın, aşırı sıcaktan patlama riski olan bir kimyasal!

Kamping malzemelerini Vespa’nın ön bagajına yükledim, bu bagaja 4.5 kg dan fazla yük almamaya ve yükün dengeli olmasına çok dikkat edin. Yanlış yükleme hem motorun dengesini hem de yakıt tüketiminizi olumsuz etkileyecektir

Yanımıza aldığımız Kamping Malzemelerinin Listesi (Ön bagaj)

– Çadır
– Yer örtüsü (decathlon)
– Şişme yastıklar
– Kafa lambaları (decathlon)
– Powerbank
– Uyku tulumları
– 2 x Kitap
– Pestemal
– 2 x Çamaşır ipi
– Hamak (decathlon)

Kılık, kıyafet ve kişisel bakım malzemelerini Top case yani arka çantaya yükledik

Yanımıza aldığımız Kılık kıyafet ve kişisel bakım ürünlerinin listesi (Top Case)

– Kot Pantolon
– Polar
– Motosiklet montu
– Su geçirmez ayakkabı (yolda giyilecek)
– Şort
– Eser miktarda t-shirt
– Günes gözlüğü
– Eser miktarda iç çamaşırı ve çorap
– Şampuan
– Duj jeli
– Islak mendil
– Sabun
– Tarak
– Günes kremi
– Deodorant
– Sivrisinek kovucu
– Diş fırcası
– Diş Macunu
– Kulak temizleme çubuğu
– Tırnak makası
– Lateks eldiven
– Katlanır çanta
– Selpak

Deniz Malzemelerini, su geçirmez bir Sırt çantası içerisinde Tamirhane’de taktırdığımız orta bagaja (ayağımın önüne) ahtapot file yardımı ile tutturdum.

Yanımıza alıklarımızın listesi;

– Mayolar
– Plaj havlusu
– Deniz Ayakkabısı
– Terlik
– Sandalet
– Sapka
– Plaj çantası
– Buff

İnanmayacaksınız ama bu eşyaların nerdeyse yarısını hiç kullanmadık, sözün özü GTS’nin ön ve orta bagajı, sele altı ve top case 1-2 haftalık tatiller için 2 kişilik eşyayı çok rahat bir şekilde alabiliyor. (Scooter candır!)

Sağlıcakla kalın, farınız ve yolunuz hep açık olsun…

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir